top of page

Pandemi sonrası yeni ofis düzenleri nasıl olacak?

Güncelleme tarihi: 30 Ağu 2020

COVID-19 salgınıyla birlikte gelen sokağa çıkma yasaklarının azaltıldığı ve sosyal mesafeye uygun olarak normalleşmeye geçilen bugünlerde, ofislere de kademeli olarak dönüşler başladı. Peki, “Yeni normal”de ofislerde nasıl bir düzen kurulmaya çalışılıyor? 




Bir anda tüm dünyayı etkisi altına alan korona salgını sürecinde, hayatımızla ilgili pek çok şey değişti. Pandemi sürecinin etkilerinin hafiflemeye başladığı şu dönemde,  normalleşme çalışmaları kapsamında ofise dönüşler de kademeli olarak başladı. Adört Mimarlık Kurucu Ortağı Mimar Erdem Argun ile salgının ofis hayatına etkisini ve normale dönüş sürecinde yapılan yeni düzenlemeleri konuştuk.

Firmalar pandemiyi ve sonrasındaki dönemi nasıl karşıladı?

Genel olarak firmaların neredeyse tamamı ilk “Evde kalın” çağrılarıyla birlikte, hızlı bir reaksiyon göstererek evden çalışma kararı aldı. Pandemi dönemde üzerinde çalışmaya devam ettiğimiz projeler için müşterilerimizle yaptığımız tüm toplantıları sanal ortamda gerçekleştirdik. Tabii ki sanal toplantılar önceden de hayatımızın bir parçasıydı, ancak süreçlerin tamamını bu şekilde yürütmek hem bizim hem de müşterilerimiz için yepyeni bir deneyim oldu.

Bundan sonraki dönemde ofis ve çalışma hayatını nasıl yenilikler/düzenlemeler bekliyor?

Yeni düzenlemeler, dünya ve Türkiye gündeminde yoğun bir şekilde tartışılmaya devam ediyor. Herkesin bazı çözüm önerileri var. Bu çözüm önerilerinin temelde sosyal izolasyonu sağlamaya yönelik olduğunu söyleyebiliriz. Temel prensip; eski ofis ve çalışma yaklaşımının aksine, çalışanların ofiste bir arada daha az zaman geçirmesi ya da bir arada geçirdiği zamanlarda sosyal mesafelerini koruyabilmesini hedefliyor. Öncelikle, yıllardır denenen ancak pandemi döneminde yaygınlaşan evde çalışma modeli, bu anlamda en önemli yardımı sağlayacak gibi görünüyor. Çünkü hem ofis alanında kişi başına düşen alanı arttırmış hem de ofise giden insan sayısını azaltarak daha az çalışanın günlük hayata katılmasını sağlamış oluyorsunuz. Bu model bazı elverişsiz durumları da ortaya çıkarmıyor değil. Örneğin; insanların evde işlerine ne kadar konsantre olabildikleri ya da teknoloji yardımı ile yüz yüze olmayan toplantıların verimliliğe etkisi, hala tam olarak yanıtlanabilmiş sorular değil. Bu dönemin tüm firmalara, bu soruların yanıtlarını öğrenmek için iyi bir deneyim sağlayacağını düşünüyorum.

Belki tüm çalışanların evden çalıştığı değil de çalışanların dönüşümlü olarak haftanın belirli günleri ofiste olabildiği ve kalan zamanını ofis dışında geçirebildiği, karma sistemler bir çözüm oluşturabilir. Bu durumda da işe o gün gidecek insanların çalışma saatleriyle ilgili yapılabilecek düzenlemeler, özellikle toplu taşıma kullanan kişilerin sosyal mesafelerini korumalarına faydalı olabilir.

Bunlarla beraber bazı firmaların, pencereleri açılmayan ve doğal havalandırmaya sahip olmayan plazalardan, daha alçak katlı ve doğal hava erişimi olan binalara geçme planları olduğunu duyuyoruz. Yine bazı firmalar, ofisteki kişi sayısını azaltabilmek adına paylaşımlı uydu ofislerle anlaşıp, kişi kapasitelerinin bir kısmını bu alanlara aktarmayı planlıyorlar. Tüm bu modeller şu anda deneniyor ve firmalar hangisinin kendileri için daha doğru olacağını zamanla bulacak gibi görünüyor. Pandemi sürecinden sonra çalışma hayatındaki değişikliklerin hangilerinin kalıcı olacağını hep birlikte göreceğiz.









18 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Mimarlığın Geleceği: Ütopya mı, Distopya mı?

Bilim kurgu filmlerinin ve distopyaların popüler konuları olan yapay zeka, sanal gerçeklik ve robot teknolojileri zaman geçtikçe kurgu olmaktan çıkıyor. Endüstri 4.0 devrimiyle birlikte gelişen nanote

Pandemi Sonrası Mimarlık

Henüz yolun başında olduğumuz için pandemiden çıkarılacak dersler hala belirsizliğini korusa da, COVID-19’un ıssızlaştırdığı tüketim odaklı kentlerimizi ve kamusal alanlarımızı tahminimizden çok daha

bottom of page